14 Haziran 2013 Cuma

METİN OKTAY'ın Yolunda Bir Genç - OKAY YOKUŞLU

Metin Oktay'ın Yolunda Bir Genç - Okay Yokuşlu

METİN OKTAY'ın Yolunda Bir Genç - OKAY YOKUŞLU



Okay Yokuşlu, 9 Mart 1994 İzmir doğumlu Ümit Milli futbolcu. 1.88m boyundaki orta saha oyuncusu, Süper Lig ekiplerinden Kayserispor'un formasını giyiyor.

Okay Yokuşlu, futbola 8 yaşında Karşıyaka Spor Okulu'nda başladı. Daha sonra Altay Spor Kulübü altyapısında oynamaya başladı. Minik takımlarda forma giydi. 2009-2010 sezonunda hem Altay'ın 18 Yaş Altı, hem de Altay A2 takımlarında oynadı. 6 Ekim 2009'da kariyerinin ilk A2 maçına çıkan Yokuşlu, Bucaspor'u 6-1 yendikleri maçta ikinci yarıda oyuna girip 2 gol attı.

Ekonomik kriz içinde olan Altay, devre arasında pek transfer yapamadı. Sonrasında Musa Çağıran'ın sakatlığı geldi. Okay Yokuşlu, Musa'nın sakatlığı sonucu teknik direktör Fuat Yaman tarafından A takıma çağrıldı. Okay için herşey bu sakatlıkla başladı aslında. Altay, 15 Ocak 2010'da da Okay'la 2 yıllık profesyonel sözleşme imzalandı.

Profesyonel sözleşme imzaladıktan 2 gün sonra 17 Ocak 2010'da Ziraat Türkiye Kupası Grup Eleme maçında Tokatspor'a karşı ilk kez Altay formasını giydi. Daha 16 yaşındayken ilk 11'de sahaya çıktı. 70 dakika forma giyip, 1 de gol attı. 20 Ocak 2010'da sezonun 2. yarısının ilk maçında Okay yine oynama şansı buldu ve hocası Fuat Yaman, İstanbul'daki Kartalspor maçında onu yine ilk 11'de oynattı. Bu maçtan 3 gün sonraki Orduspor maçında Okay, Altay maçta 1-0 gerideyken oyuna girdi ve attığı golle 1. Lig'deki ilk golünü kaydetmekle kalmadı, aynı zamanda '1. Lig'de gol atan en genç oyuncu' ünvanını da kazandı.


O sene Okay Yokuşlu'yu play-off döneminde Avrupa Şampiyonası'na yollamak, Altay'a pahalıya patladı. Okay'sız çıkılan maçlar sonrası, Altay'ın Süper Lig'e yükselebilme hayalleri de 2010 Mayıs'ında suya düştü. 2009-2010 sezonunda Altay formasıyla toplam 14 maça çıkan Okay, bu maçlarda 3 gol attı.

2010-2011 sezonu Altay için iyi geçmedi. Kulüp maddi sorunlardan bir türlü kurtulamadı. Ligde de işler iyi gitmedi. Altay sezon sonunda 2. Lig'e düştü. Okay ise Süper Lig ekiplerinden Kayserispor'a transfer oldu. Altay formasıyla o sezon 21 maça çıkan genç oyuncu, 2 gol attı.

Okay Yoluşlu, 15 Haziran 2011'te Kayserispor'a (2.3m.TL + sonraki satışından ödenecek %40 payla) transfer olarak Altay Spor kulüp tarihinin en yüksek bonservisi kazandıran oyuncusu oldu.

Okay, Kayserispor formasını Süper Lig'de ilk kez Antalyaspor maçında giydi. Sivasspor maçının 64. dakikasında 2-1 Kayserispor öndeyken Sefa'yla birlikte oyuna girdi. 82. dakikada Kayserispor formasıyla ilk golünü attı. Maç 5-1 biterken, Okay'la Sefa'nın Kayserispor'a katkıları büyük oldu.


Okay, 2011-2012 sezonunda 2'si kupa maçı olmak üzere toplam 24 resmi maçta Kayserispor forması giydi. Bu maçlarda 10 kez ilk 11'de sahaya çıktı, 2 gol attı, 2 asist yaptı.

2012-2013 sezonunda ise 24 resmi maçta Kayserispor formasını giydi.

Milli formayla Altay'da oynarken tanışan Okay, Yokuşlu 2009 Nisan'ında düzenlenen Uluslararası Gençler Turnuvası kadrosuna çağrılan Okay Yokuşlu, burada ilk kez 15 Yaş Altı Milli Takımı'nın forması giydi. İlk U-15 maçında gol attı. U-15 formasıyla 6 maçta 3 gol kaydetti. Kasım 2009'da ise U-16 milli takımımızın formasını giymeye başladı. Haziran 2010'da Viktor Bannikov turnuvasında yine U-16 forması giydi. Türkiye'nin 4. olduğu turnuvada bütün maçlarda oynadı.

16 Yaş Altı seviyesinde oynamadan önce Ağustos 2009'da 17 Yaş Altı Uluslararası Gençler Turnuvası için kadroya çağrıldı. İlk kez U-17 Milli Takımı'nda forma giyerken daha 15 yaşındaydı. Avrupa U-17 Futbol Şampiyonası Elemeleri'nde 5 maçta forma giydi, 1 gol attı. Şampiyonada Türkiye formasını 4 maçta giyen Okay, 1 gol attı. Turnuvada Türkiye, Fransa ile beraber üçüncü oldu.

Okay Yokuşlu, Aralık 2010'da Altay'dan izin alarak ABD'de düzenlenen Nike Turnuvası'na gitti ve 3 maçta forma giydi. Burada ilk kez Avrupa dışından takımlara (Brezilya, ABD ve Güney Kore) karşı forma giyme tecrübesi kazandı.

Okay Yokuşlu, 2010 Avrupa Şampiyonası'nda mücadele eden Türkiye 17 Yaş Altı Milli Takımı'nın en önemli silahlarından biri oldu. Takımın kaptanıydı ve teknik direktör Abdullah Ercan'ın en güvendiği isimlerdendi. Turnuvada Türkiye U-17 Milli Takımı yarı finale yükseldi. Yarı finalde İspanya'ya kaybettiler. Okay, turnuvanın ilk maçında Yunanistan'a ceza sahası dışından attığı müthiş gol, milli takımın turnuvadaki ilk golüydü.


Türk Milli Takımının çeşitli kademelerinde (U-15, U-16 ve U-17) toplam 39 kez forma giydi ve 5 gol attı.

Okay Yokuşlu, Türkiye 20 Yaş Altı Milli Takımı’nın kadrosunda yer alan bir oyuncu.

Okay Yokuşlu; uzun boylu, tekniği oldukça iyi, adam eksiltebilen, pası, şutu, topa hakimiyeti çok iyi, hareketleri estetik, oyun zekası yüksek, oyunun iki yönünü de oynayabilen bir yetenek. Komple bir orta saha oyuncusu. Her iki ayağını da çok iyi kullanabiliyor. Türk futbolunda onun tarzında bir orta saha oyuncusu yok desek doğru olur. Boyunun avantajını çoğu zaman iyi kullanıyor. Hücum etmeyi, savunma yapmaktan daha çok seven bir oyuncu. Gol atan, attıran bir isim. Dikkat çeken bir artı özelliği de oyun içindeki sakinliği. Yaşı genç olmasına rağmen soğukkanlı. Orta sahanın ortasında, sağ içte, ön liberoda ve forvet arkasında oynayabiliyor. Küçük yaşlarda sağ kanatta oynamışlığı da var.

Okay, defansif olarak şimdilik Süper Lig için tam olarak yeterli değil. Defansif yönlerini biraz daha geliştirmesi gerek. Ama bunun için önce fiziki gelişimini tamamlamalı, güçlenmeli, ikili mücadelelerde dayanıklılık kazanmalı. Yaşı ilerledikçe ve kendini geliştirdikçe tüm eksiklerini kapatabilecek donanıma sahip.

Okay Yokuşlu'yu fizik olarak, veya oyun tarzı olarak Micahel Ballack, Kaka Leite, Nuri Şahin, Marek Hamsik veya Selçuk İnan'a benzetenler var. Aslında hepsi birbirinden oyun tarzı olarak farklı oyuncular. Ama hepsi de topu çok iyi kullanan önemli isimler. Hepsi de hücumda daha etkili futbolcular. Okay ise defansif açıdan da zamanla çok etkili olabilecek bir oyuncu. Okay Yokuşlu, ilerleyen yıllarda şimdi benzetildiği yıldız oyuncular gibi önemli bir futbolcu olabilecek potansiyele, yeteneğe sahip.

Okay'ın Altay forması giyerken, hocalığını yapan Mehmet Altıparmak ve Coşkun Demirbakan, Okay Yokuşlu’yu Eurosport.com Türkiye için şöyle değerlendirdiler;
T.Direktör Mehmet Altıparmak:
"Okay, Zlatan Ibrahimoviç türünde bir oyuncu. Ancak oyunu onun gibi sınırlı bir alanda oynamıyor. İki ayağını da çok iyi kullanıyor. Top saklaması mahir. Hava toplarındaki kabiliyeti de çok üst düzeyde. Fiziği oldukça güçlü. Boyu uzun. Yaşının genç onun için müthiş avantaj. Şu an patlamaya hazır bomba. Alacak takım çok şanslı. İleride milyon dolarlarla alınamayacak bir futbolcu olacaktır. Yapması gereken tek şey çok çalışmak. Türk futbolunda çok yıldız adayı futbolcu vardı, ama birçoğu yıldız olamadan kayboldular. Büyük takımlarda oynamasını çok isterim. Bir kere top Okay’ın ayağına çok yakışıyor. Artık oynayıp deneyim kazanması gerekiyor. Türk futbolunun gelecekteki büyük yıldızlarından biri olacaktır."
T.Direktör Coşkun Demirbakan:
İlker Yağcıoğlu, Turan Sofuoğlu, Hakan Şükür ve Tuncay Şanlı gibi Türk futbolu’na çok özel isimler kazandırmış olan Coşkun Demirbakan, Okay Yokuşlu’nun son derece yetenekli bir futbolcu olduğunu vurguladı. Altay’ı çalıştırdığında öğrencisi olan Okay’ın vücudunun biyolojik bir değişim geçirdiğini anlatan Demirbakan, “Okay, Bank Asya 1. Lig gibi zorlu bir lige çok erken başladı. Vücudunun kaldırabileceğinden çok daha zorlu bir klasmanda oynadı. İlerde büyük bir yıldız olacaktır. Şu anda vücudunda, organizmasında büyük bir dönüşüm var. O yaştaki futbolcuların hepsinin karşılaştığı bir dönemden geçiyor Okay.” ifadelerini kullandı.

Okay bir röportajında dedesinin sürekli ona Metin Oktay’ı anlattığından bahsediyor; “Metin Oktay’ı dedemden çok dinlemiştim. Alçakgönüllü olduğunu biliyorum." diyen Okay,
bu anlatılanları hiç unutmamış. Tam Saha'ya verdiği röportajda da "Metin Oktay gibi olmak istiyorum..." diyor genç oyuncu. Ağzından Taçsız Kral'ı hiç düşürmemesi, ona olan büyük hayranlığının bir göstergesi.

TFF'nin resmi internet sitesinde de yayınlanan, Tam Saha'dan Ceyla Kütükoğlu'nun Okay Yokuşlu ile yaptığı röportaj:

11 Haziran 2013 Salı

Scout / Nacer Chadli


   İki Ülkeyi Düşman Eden Yetenek; Nacer Chadli... 


Nacer Chadli, Fas asıllı bir Belçika'lı. 2 Ağustos 1989 tarihinde Belçika'nın Liege şehrinde dünyaya geldi. Boyu 1.89m. Hollanda 1. Lig (Eredivisie) ekiplerinden FC Twente forması giyiyor.

Chadli futbola 5 yaşındayken Belçika'nın JS Thier-à-Liège takımında başladı ve 9 yaşına kadar bu kulübün formasını giydi. Sonrasında 2007'ye kadar Standard Liège ve MVV Maastricht altyapılarında amatör olarak oynadı. 2007 yılında Hollanda 2. Lig takımlarından AGOVV Apeldoorn'un denemelerine katıldı.

Deneme süresinde çok beğenilince, AGOVV Teknik Menejeri Ted van Leeuwen Nacer Chadli'yi başka takımlara kaptırmaktan korkup, onun "Kaliffe" takma ismiylr anılmasını istedi. AGOVV Chadli'yle profesyonel sözleşme imzaladı. Profesyonel olarak ilk golünü FC Volendam'a attı. AGOVV Apeldoorn formasıyla 3 sezonda toplam 94 resmi maça çıktı. Bu maçlarda 29 gol attı, 20 asist yaptı. Dikkat çekici performası sonrası 2010-2011 sezonu öncesi Anderlecht, Ajax, PSV gibi takimların transfer listesine girdi. Ama o tercihini Hollanda Şampiyonu Twente’den yana kullandı ve 400.000€ gibi düşük bir bedelle bu takıma transfer oldu.

Chadli, Twente için ne kadar önemli bir transfer olduğu erken gösterdi. Müthiş performansıyla, Miroslav Stoch'un takımdan ayrılışı sonrası hücumun solunda oluşan eksikliğin takımda hissedilmemesini sağladı ve yerini çok rahat doldurdu. Daha ilk sezonunda Eredivisie'de Twente formasıyla 33 resmi maçta 7 gol attı, 5 asist yaptı. Twente ve Belçika Milli Takımı formalarıyla 53 resmi maçta 14 gol attı, 8 asist yaptı. Şampiyonlar Ligi'nde forma giydiği 6 maçta 3 gol attı. Özellikle Ş.Ligi'ndeki İnter maçında müthiş oynadı ve daha büyük kulüplerin dikkatini çekti.

2011-2012 sezonu ise Chadli için pek iyi başlamadı, uzun süre sakatlıklarla uğraştı. 2011-2012 sezonunda 35 resmi maçta Twente forması giyerken, sakatlıklar nedeniyle 19 maçı kaçırmak zorunda kaldı. Şampiyonlar Ligi Elemeleri'ndeki 4 maçta da sakatlık nedeniyle kadroda yer almadı. Oynadığı maçlarda 9 gol atıp, 8 asist yaptı.
Chadli bu sezon (2012-2013) Twente ve Belçika Milli Takımı formalarıyla toplam 40 resmi maçta forma giyerken, bu maçlarda takımına 17 gol, 12 asistlik önemli bir katkı yaptı. Sakatlıklar nedeniyle 16 kez kadroda yer almadı.

Twente'de son 2 sezonunda Chadli'nin sakatlıklar yakasını bırakmadı ve bu tam 35 resmi maçı kaçırmasına neden oldu. Sakatlıklar, performansının daha fazla yükselmesini engelleyen en önemli nedenlerden biri oldu. Oynayabildiği maçlarda da istediği futbolu çoğu kez sahaya yansıtamadı, form tutmakta zorluk çekti. Yoksa belki de daha büyük bir çıkış yapabilecek ve çoktan Avrupa'nın daha önemli bir takımına transfer olacaktı.
Chadli'nin milli takım tercihi Fas ve Belçika arasında ciddi soruna yol açtı. 2010-2011 sezonunda Fas Milli Takım aday kadrosuna 2 kez çağrıldı. İlk maçın aday kadrosundan daha sonra çıkartıldı. İkincisinde ise Fas'ın Kuzey İrlanda'yla 1-1 berabere kaldığı özel maçta 90 dakika forma giydi. Fakat daha sonra Twente'den Belçika'lı hocası Preud’Homme ve Belçika Milli Takımlar sorumlusu Georges Leekens’in ısrarlarına dayanamayıp 28 Ocak 2011′de Belçika Milli Takımı'nı seçtiğini açıklayıp, 9 Şubat 2011'de de PSV'nin yıldızı Dries Mertens gibi Finlandiya karşısında Belçika formasıyla ilk kez milli oldu. Fas Milli Takımı'nın formasını resmi maçlarda giymediği için bunun önünde resmi bir engel yoktu. Fas doğal olarak bu habere çok büyük tepki gösterdi. Hatta bu tercih sebebiyle Fas'ta 'vatan haini' bile ilan edildi. Fas Milli Takımı Kaptanı Houssine Kharja; “Asla onun elini sıkmayacağım, o bir vatan haini!” açıklamasıyla tepkisini dile getirdi.

1.89 boyundaki kanat oyuncusu, zaman zaman forvet arkası olarakta oynayabiliyor. Uzun boylu, fiziği güçlü, teknik, iyi şut çekebilen, bir forvet oyuncusu kadar iyi son vuruşları olan, ortaları, ara pasları etkili, takım arkadaşlarına (özellikle hızlı hücumlarda) pozisyon yaratabilen bir oyuncu. Duran toplarda da fena değil. Uzun boyuna rağmen çabuk ve esnek bir oyuncu olması rakiplerini zor durumda bırakabiliyor. Ama bazen oyundan kopabiliyor. Top kendinde değilken oyunda pek yok. Topun kendisinde olmasını seven oyunculardan. Geçirdiği sakatlıklar nedeniyle son 2 senesinde istikrar sorunu yaşadı. Bu sakatlıkları yaşamasa kendini çok daha fazla geliştirebilirdi. Bazen gol pozisyonlarında son kararı verirken şut mu vereyim, pas mı atayım ikileminde kalarak pozisyonları harcayabiliyor. Ama günündeyse kime karşı oynadığının pek önemi yok. Özellikle İnter maçında dünyanın en iyi sağ beklerinden Maicon'u ne kadar zor durumda bıraktığı düşünülürse, neler yapabileceği ve ne kadar etkili bir oyuncu olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Nacer Chadli Video:

Scout / Dries Mertens


    PSV'nin Belçikalı Prensi; Dries Mertens 



6 Mayıs 1987 doğumlu Belçika'lı milli futbolcu Dries Mertens, 1,69 boyunda ve Hollanda'nın köklü takımlarından PSV Eindhoven formasını giyiyor.

Mertens futbola ülkesinin Leuven kulübünde başladı. Daha sonra Belçika futbolunun önemli takımlarından Anderlecht'ın altyapısına geçti. Fakat Anderlecht altyapısında beklediğini bulamayıp buradan ayrıldı ve 2003′te Genk altyapısına geldi. 2004′te de Genk'te profesyonel oldu. Fakat Genk'te de yeterince süre alamayınca Hollanda 2. Lig (Jupiler League) ekiplerinden AGOVV Apeldoorn takımına kiralandı. Böylece Hollanda kariyeri de başlamış oldu. Bu transfer aynı zamanda kariyerinin dönüm noktası oldu.

Yeni takımında kendini yeterince gösterme şansı bulunca, AGOVV Mertens’in bonservisini Genk'ten satın aldı. Mertens, Jupiler League'de 2 sezonda toplam 73 maçta 28 gol attı. 2008-2009 sezonu sonunda Hollanda 2. Ligi'nin en yetenekli genç oyuncusuna verilen “Altın Boğa” (De Gouden Stier) Ödülü'nün sahibi oldu. Bu performansı Ajax, PSV, Feyenoord ve eski takımı Anderlecht'in dikkatini çekti. Ama o tercihini Hollanda 1. Lig (Eredivisie) ekiplerinden Utrecht’ten yana kullandı.

Utrecht’teki ilk sezonu olan 2009-2010 sezonunda 34 lig maçında 6 gol atıp, 5 asist yaptı. Sonraki sezon ise Utrecht formasıyla Eredivisie'de 31 maçta 10 gol, 17 asist, toplamda ise 51 resmi maçta 14 gol, 26 asiste ulaşarak asıl patlamasını yaptı. Utrecht'te özellikle Ricky van Wolfswinkel'le birlikte rakipler için çok tehlikeli bir ikili oluşturdular. Aynı sezon gösterdiği iyi performans sayesinde ilk kez Belçika Milli Takımı'nın formasını 9 Şubat 2011′de Finlandiya'ya karşı giydi. 2010-2011 sezonu sonunda da FC Utrecht'ten takım arkadaşı olan Kevin Strootman ile birlikte hala formasını giymekte oldukları PSV Eindhoven'a transfer oldu.

PSV formasıyla ilk sezonunda ligde 33 maçta 21 gol, 16 asist, Avrupa Ligi'nde 11 maçta 3 gol, 7 asist, kupada da 5 maçta 3 gol, 1 asistle oynayarak, Anzhi'ye transfer olan PSV'nin eski yıldızı Balasz Dzsudzsak'ın yerini doldurabilir mi sorusuna da daha ilk sezonunda cevap vermeyi başardı. Bu sezon (2012-2013) ise ligde 29 maçta 16 gol, 17 asiste ulaştı. Toplamda ise 44 resmi maçta 18 gol atıp, 23'te asist yaptı.
Mertens, PSV Eindhoven'a transfer olduğu ilk sezon 4-3-3'ün sol forveti olarak oynadı. PSV'de geçirdiği 2 sezon içerisinde zaman zaman farklı sistemlerde oynamak zorunda kalmasına rağmen, her sistemde etkili olarak ne kadar yetenekli, kaliteli bir oyuncu olduğunu herkese tekrar gösterdi.

Mertens komple bir hücum oyuncusu. Golü koklamak gibi özel bir yeteneği var. Çok gol attığı gibi, asist olarakta PSV'nin yükünü çeken isimlerin başında geliyor. Süratli, teknik, zeki, bitirici, hırslı, çok rahat adam geçebilen, seri bir oyuncu olması sayesinde Hollanda'da rakip savunmaların korkulu rüyalarından biri. Oyun zekası, üretkenliği, son vuruşlardaki becerisi, çalımları ve kapalı savunmalara karşı oyun kurabilmesi sayesinde PSV tribünlerinin kısa sürede sevgilisi oldu.

Mertens'in en büyük artısı; hücumun her bölgesinde etkili olabilmesi. Sürati ve tekniği sayesinde kaleye çok hızlı şekilde dikine gidebiliyor. Kanatta çizgiyi kullanabildiği gibi, kaleye yaklaştığında içe kayarak kaleyi şut atabileceği şekilde karşısına veya çaprazına almayı seviyor. Bunu da çok iyi yapabiliyor. Gollerinin çoğunluğu ceza sahası dışından. Her 2 kanatta da oynabiliyor, gerektiğinde forvette ve forvet arkasında da rahatlıkla görev yapabiliyor. Sağ ayaklı bir futbolcu, ama en etkili olduğu bölge hücumun solu. Ters ayakla rakip savunma oyuncularını çok zor durumlarda bırakabiliyor. Formasını giydiği takımın hücumdaki lideri olabilecek her özelliğe sahip. Etkili şut atabilen, topa vuruş tekniği çok iyi olan bir futbolcu. Duran topları da çok iyi kullabiliyor. Hollanda'da birçok frikik golü var.
Mertens fizik olarak çok güçlü bir oyuncu olmadığı için aşırı sertlik karşısında oyundaki etkinliğini kaybedebiliyor. Top kendindeyken (veya takımı hücumdayken) ne kadar etkiliyse, topsuz oyunda da bir o kadar etkisiz. Rakip hücumdayken sahada silinip gidebiliyor. Savunma özelliği zayıf olduğu için defansına pek yardım etmiyor. Aklı sadece hücumda olan bir futbolcu. Bir başka dezavantajı ise bazen sahada bencilleşmesi. Oynadığı takımda "yıldız" konumundaki oyuncularda bencillik çok fazla yadırganmamalı aslında. İstatistiklerine bakacak olursak, Mertens'in asist sayısı, onun çokta bencil bir oyuncu olmadığını kanıtlıyor.

Dries Mertens, Belçika Milli Takımı'nın da Hazard, Witsel, Fellaini gibi oyuncularla birlikte en dikkat isimlerinden biri...    
Dries Mertens İle ilgili Videolar... 









HASAN YILDIRIM